İçeriğe geç

Kapaklı Gezisi

Merhaba,geçen Pazar eşim  motorla Gemlik  taraflarında bir geziye çıktı  ve orada harika yerler keşfetmiş. Sezon bitmeden buraya gidip yüzmeye karar verdik.

Sabah erkenden hazırlanabilmek için geceden annemlere gittik, sabah Merici orda bırakıp eve gelip hazırlanıp yola çıkacaktık.

Sabah sekizde eşim beni aldı, eve geldik mayolarımızı önceden hazırlamıştım. Yanımıza kahvaltılık hazırladık termosa çay koyduk ve 9 gibi yola çıktık.

Hava motor yolculuğu için çok uygundu. Mont ve kaskla çok sıkıldığım için bu yolculukta beni rahatsız etmedi.

Hatta ince hava alan ayakkabı giymek istemiştim ama eşimin uyarısıyla kalın ayakkabı giydim ve yol sonunda iyi ki bunları giydim diye düşündüm. Sabah gittik ve akşam dönüşte hava soğuduğu için ve motorun üzerinde daha da soğuk hissedildiği için kalın giymek gerekiyor. Giyinirken çok sıcaklarım diye düşünüyorsunuz sonramotor üzerinde rüzgardan üşürken bu karara seviniyorsunuz. Bu aslında ilkbahar gelip havanın kararsız olduğu zamanlarda; ne giyeceğinizi bilmediğiniz, kalın giysem güneş var hava sıcak, öğlen yağmur yağar sonrasında üşürüm sendromu ve ben hala ısrarla acaba sıcak mı ya diyip sonrasında ‘iyi ki’diyorum.

Gemliğ’e geldiğimiz gibi ,denizin verdiği huzur bir başka gerçekten çok iyi hissetmeye başladım ve sahil kasabasında yaşamanın nasıl olacağını düşünmeye başladım. Şöyle kalıcı gözüyle bakmaya başladım. Meriç mutlu olur mu? Okulu nasıl olur? Annemleri görmeye nasıl gelir gideriz? İşlerimizi nasıl halledebiliriz diye düşünmeye başladım. Motorla dağ yollarından geçmek inanılımaz keyifliydi. Zeytin ağaçlarının, çam ağaçlarının görüntüsü mükemmeldi. Biraz ilerlediğimizde Narlı diye bir kasabaya vardık ve kahvede birer Türk kahvesi içtik.

Tekrar yola çıktık Yol boyunca kamp alanları ve yazlık villa tarzı yerler vardı yoldan geçerken sahili göremedim, gördüğüm yerleri de düzensiz buldum ve çevre temizliği maalesef iyi değildi. Fıstıklıyı ve Kapaklıyı geçtik tepeden gözüken iki koy vardı ,su çok güzel gözüküyordu. İlk koya tepeden indik deniz kenarında zeytin ağaçları vardı ve birkaç aile vardı diğer koyla birbirine bitişikler yürüyerek ve yüzerek denizden birbirinin alanlarına girebiliyorsunuz. Eşimin önerisiyle yan tarafa bakmaya karar verdik ilk başta gitmek istemedim. Bu koy da turkuaz alan daha fazlaydı ama diğer koyda da daha büyük çam ağaçları vardı ve gölgelik alan daha fazlaydı. Gölgelik alandan dolayı diğerini tercih ettik. Biz gittiğimizde bir aile daha vardı. Örtümüzü serdik, yerleştik denize girdik biz geldiğimizde deniz birden dalgalandı ve o sırada deniz anaları birden yoğunlaştı biraz çekinerek yüzdük. Denizin içinden diğer koya geçtik biraz orda da yüzdük. Sonra yemeğimizi yedik, ağacın altında keyif yaptık. Deniz tekrardan dalgalandı ve deniz anaları gitmişti. Deniz o kadar güzeldi ki, normalde hayalim kitap okuyup, dalgaların sesiyle uyuyakalıp dinlenmekti ama denizden ayrılamadım doya doya yüzdüm. Denizin kenarında oturdum, kumu incecikti kendime bi güzel masaj yaptım. Sahilin girişi küçük siyah taşlıydı, hemen ilerisi kumdu hiç bulanıklaşmadı.

Gün içerisinde felsefe okulunda öğrendiklerimi düşündüm, kendimle konuştum hayaller kurdum, bir kuş tüğünün kayık gibi denizde gezmesini rüzgarla uçmasını izledim.

Çevre çok kirli değilidi ama yer yer plastik şişe ve poşetler vardı onları temizledik. Paralı olduğu için temizlik olayı daha kontrollü olabilir ve güzel temizlik yapılabilirdi ama başı boş bir hava da vardı temizlik gelenlerin insiyatifine bırakılmış gibiydi. Bu alan özel mülk olduğu için paralıydı 20 tl istediler. Hafta sonu 30 tl ve fiyat araca göre değişiyor.

En son dayanamadım bi kere daha denize girdim denize sarıldım ve vedalaştım çok teşekkür ettim.

Motorla bir saate eve döndük…

<3

 

1622total visits,3visits today

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir