İçeriğe geç

Kitap Yorum: Kiyoto / Yasunari Kawabata

Bazı kitapları okumanın mevsimi var, artık buna eminim. Kiyoto’da onlardan biri. Yıllar önce kış mevsiminde; Kış Bahçesi kitabını okurken, soğuktan donmuştum. Kiyoto, aksine tam kış mevsiminde okunacak bir kitap. İster istemez kışın depresif hissedip, modunuzun düştüğünü, baharın özlemini çektiğinizi hissediyorsanız; bu kitap ilkbaharda birkaç gün geçirmenizi sağlayacağı için gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

Kiyoto, Nobel Ödüllü Japon yazar Yasunari Kawabatanın eseri. 1899 yılında doğan Kawabata,  dramatik bir hayatı var ve bunun etkisi romanında hissediliyor.

Kitap ilkbahar mevsimi ile başlıyor. Gösterişli ve görkemli ilkbahar tasvirlerden dolayı, ilkbahar heyecanına gerçekçi bir şekilde tanıklık ediyorsunuz. Roman kışın başlangıcı ile sona eriyor.

Bol sakura (kiraz çiçeği) tasvirli naif, sakin bir roman. Roman boyunca doğada bol bol vakit geçiriyorsunuz. Günlük yaşantılarında özellikle ağaçları ziyaret etmeye gidiyorlar (Shinrin-yoku)*, yollarını bazı ağaçları görmek için değiştiriyorlar ve tasvirler çok zengin, dili çok akıcı olduğu için kitabı okurken evin salonundan, Japonya’nın sedir ağaçlı ormanlarında roman karakterleriyle zaman geçirdim.
Çieko’nun hayat hikayesi, kız kardeşiyle birbirini bulmalarına, bu güzel doğa teması içinde tanıklık ettim.

Romanda tarif edilemeyen bir sakinlik var, sanırım bu Japon kültürünün etkisi ve bu sizi etkisi altına alıyor.
Karakterlerin, duygularını bu kadar incelikle anlatması dikkatimi çekti, bazen de dramatik Türk filmi izliyormuşum gibi hissettirdi.

Japonların yaşamı, kültürleri, tarihi hakkında fikir edinebileceğiniz bir roman.
Her şeyi ritüelleştirmeleri, gelenekselciliğe duydukları saygıyı gözlemliyorsunuz. Beni en etkileyen ve bende bıraktığı iz; doğa ile olan iletişimleri, bol bol vakit geçirmeleri ve ince düşünceli oluşları.

Konuşmalar sırasında en samimi oldukları ile bile senli değilde, sizli konuşmaları dikkatimi çekti ve kitabın sonuna doğru buna alıştım.

Bazen de konuşmalar dil olarak, örneğin; aynı ortamda bulunduğunuz biri olsun: Ali.

Ali’ye şöyle diyorsunuz: Ali kahvaltı mı etmek istiyor yada Ali kendinden bahsederken Ali kahvaltı edecek, bu yemeği beğendi.

Ben fırsat bulduğumda sessiz ve zen müzikleri eşiliğinde dinledim ve bu kitabı okurken bundan ayrı bir keyif aldım.

Bu kitap bana, ilkbaharda Japonya’ya gitme hayali kurdurdu ve planlarımın arasına yazdım. 🙂

Kitabın sonu , yakın zamanda okuduğum Haruki Murakami’nin sınırın güneyinde güneşin batısında ki gibi ağır olmasa da beni bir hayal kırıklığı ve belirsizliğe soktu. Sanırım iyi ya da kötü, bir şekilde romanın sonun bana bırakılmasına ve belirsizliğe alışamadım.

*Shinrin-yoku: Japon kültürüne ait bir tanım, “orman banyosu”.

230 Sayfa

Ocak, 2019

2366total visits,1visits today

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir