İçeriğe geç

Kintsugi & Wabi-Sabi

Geçenlerde mutfakta uğraşırken; salondan bir ses geldi ve Meriç kitap tutuculardan birini kırmıştı, ilk defa böyle bir şey başına geldiği için, surat ifadesi çok şaşkın ve biraz komik. Hasar tespiti için gittiğimde, kırılan parçalara baktığımda, açıkçası durumu pek kurtarabileceğimi sanmıyordum ve çok umutsuzdum. Meriç bir taraftan yapıştırırız, yenisini alırız anne, diye fikirler veriyordu. Aklıma o anda Japon kültürüyle ilgili seminerlerden tanıştığım “Kintsugi” ve “Wabi-Sabi” geldi. Tekrar ne yapabilirim acaba diye baktığımda, tüm parçaları toplamaya karar verdim ve bu felsefeyi Meriç’le uygulamak için elime bir fırsat geçtiğini düşündüm.

Kintsugi, basit bir ifadeyle, kırılan bir eşyayı altın tozu ile onarmak ama Kintsugi felsefesi tekniği derin bir bilgelik içeriyor.

Kintsugi,  bize dayatılmış mükemmelliğe ve sınırları belirlenmiş olan; günümüz güzellik algısının tam karşında; kırılan, dökülen, objeyi kusurlu görüp atmak yerine, onların tamir edilip yeniden hayatımıza kazandırılması.

Üstelik objenin tamiri esnasında hasar gören yerlerinde ki izleri gizlemek yerine, tam aksine altın tozları ile daha da ortaya çıkarıldığı estetik değerinin daha da yükseldiği bir teknik. Çünkü o;  artık bize yaşanmışlıkların, bizi yeni bir hale getirmesini simgeliyor.

Kintsugi tekniğinin metaforu hiçbir şeyin GERÇEKTEN KIRILMADIĞI, dönüşüp; yaşam için güçlü bir duruş kazandığıdır. Kintsugi tekniği ile onarılmış objeye bakmak bizlere yara izlerimizi saklamak yerine onları daha görünür kılmamızı anımsatır. Kintsugi tekniği, kırılan objelerin değerini yitirdiği ve bir daha kullanılamayacağı görüşü hakimken,  günümüzde bize dayatılmış “sürekli tüket” “yenisini” ve “mükemmelini bul!” düşüncesinin aksine, elimdekinin daha değerli oluşunu hatırlatıyor.

Kintsugi’ye göre her yıkımın bir son olamadığını, tüm yaşanan felaketler sonrasında hayata yeniden dönüş olduğudur. Kintsugi, sıkıntılı durumlardan kaynaklanan en ezici ve acı verici duyguların bir kısmını yaşarken hatırlama ve odaklanma için inanılmaz derecede güçlü görsel bir metafordur.

Wabi – Sabi, Kusurlarda güzellikleri bulmak

Wabi – Sabi ve Kintsugi birbiriyle ilişkili Wabi- Sabi bakış açısına göre “bir eşya veya bir insan hasara uğramış ve acı çekmişse bundan ders almıştır ve bu konuda bir hatıraya sahiptir.” Bu yüzden daha önceki halinden çok daha iyi ve değerlidir. Dolayısıyla “yeni bir hale” getirilmesinden, “hiç olmamış gibi” tamir edilmesinden ziyade bu izler daha çok belirginleştirilerek tamir edilmelidir.

Wabi – Sabi’nin temel felsefesi, tıpkı bir savaşçı gibi bir limitlerinin ötesine kadar zorlaması ve kırılması, ancak ardından yeniden ayağa kalkarak bütünlüğünü sağlaması, bu kendini geliştirme sürecini de savaşta aldığı yaralar, yani kırıklar ile ispat etmesi esasına dayanır. Madalyası olan yaraları ve izleri, en kıymetli maden olan altın ile tamir edilerek, işaretlenerek onurlandırılır. Artık eskisi gibi değildir yaralar almıştır ama yaraları sarılıp daha güçlü hale gelmiştir.

Wabi – Sabi, bana her gün kendimle savaş halinde olduğum, beğenmediğim kusurlu yönlerimin tamiri için kendime şefkat duyup, kusurlarımla kendimi kucaklamanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Hayatımızda aslında bizi zorlayıp iz bırakan şeylerden, ameliyat izleri, hamilelikte kazandığımız çatlaklar, vücudumuzun değişimleri ve kalan izler hepsi birer hatıra, daha fazlası yaşanmışlık.

Bir de gözlemlediğim; sanki bu felsefeyi kendine hali hazırda edinmiş bize kusursuz davranan insanlar var. Bakış açıları bu yönde olduğu için, nezaket değil; her kusurumuzu kucaklayanlar var, onların şefkatli davranışları ruhumuzu sarıp sarmalıyor ve hayat ne kadar güzelleşiyor. Kendimize güzellik yapıp, kusurlarımız üzerinde çalışırken, kendimizi böylede sevmeyi unutmamak gerekiyor.

–             Dediğim gibi, ilk başta tekrar toparlanacağına inanmasam da kitap tutucu eski halinden daha güzel bir hale dönüştü ve ikimizin emeğiyle toplanmış oldu. Meriç ve ben bir şeyi atmak yerine yeniden hayatımıza kattık. Kitap tutucuyu, Meriç hemen eski yerine yerleştirdi. Görünürün arkasında bunu görebilmek ve hissetmek, birde bu bakış açısını benimseyip dünyaya bakmak daha keyifli oldu.

“Eğer bir şey seni öldürmediyse, daha da güçlendirir.”

“Dünya herkesi kırar ve sonra, bazıları işte o kırık yerlerinden güçlenir.” Ernest Hemingway

12181total visits,14visits today

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir